
Küçük Ela, penceresinden gökyüzünü seyrederken, ayın hilal şeklindeki ucundan gümüşi bir ışığın süzüldüğünü fark etti. Bu ışık, yavaş yavaş aşağıya doğru uzayarak, parlak ve titreşen basamaklardan oluşan bir merdivene dönüştü. Merdiven, tam Ela'nın bahçesindeki en yüksek elma ağacının dallarına değecek şekilde duruyordu. Her basamağı, sanki ayın kendisinden dokunmuş gibi, yumuşak ve ışıltılıydı. Ela, kalbi heyecanla çarparak, pijamalarıyla bahçeye çıktı. Ay ışığı merdiveni, ona adeta 'tırman beni' diye fısıldıyor gibiydi.

Ela, ilk basamağa dikkatlice adım attı. Basamak, ay ışığından yapıldığı için beklediği gibi sert değil, yumuşacık ve hafifçe titreşen bir his verdi, tıpkı suyun üzerinde yürümek gibi. Her adımında, merdivenin parlaklığı biraz daha artıyor, etrafa minik ışık tozları saçılıyordu. Tırmanırken, yukarıya doğru baktığında, merdivenin ayın yanındaki küçük, soluk bir yıldıza kadar uzandığını gördü. Bu yıldız, diğerlerinden daha sönük görünüyordu ve hafifçe titriyordu, sanki üzgündü. Ela, tırmanmaya devam etti, rüzgarın tatlı bir şarkı mırıldandığını duyuyordu.

Nihayet, merdivenin sonuna, küçük yıldızın yanına ulaştı. Yıldız, aslında minik, gümüşi bir toptu ve üzerinde hafif çatlaklar vardı. İçinden ışığı sızdırıyordu. Yıldız, minik bir sesle, 'Merhaba, ben Yıldız Yumağı. Işığım azaldı, parlamak için biraz ay ışığı tozu gerekiyor. Ama ben çok küçüğüm, ayın yanına tek başıma gidemem,' dedi. Ela, hemen anladı: Ay ışığı merdiveni, bu küçük yıldıza yardım etmek için inmişti! Etrafa saçılan ışık tozlarını dikkatlice toplamaya başladı. Her toz, elinde hafifçe ısınıyor ve cıvıl cıvıl parlıyordu.
Ela, topladığı ay ışığı tozlarını, Yıldız Yumağı'nın çatlaklarına özenle yerleştirdi. Her toz değdiğinde, yıldız biraz daha parlaklaşıyor ve çatlaklar yavaş yavaş kapanıyordu. Son tozu da yerleştirdiğinde, Yıldız Yumağı aniden pırıl pırıl parlamaya başladı, gökyüzünde minik bir ateş böceği gibi ışık saçtı. 'Teşekkür ederim, Ela!' diye sevinçle parladı yıldız. 'Şimdi yeniden parlayabilirim. İşte, sana bir hediye.' Yıldızdan, Ela'nın avucuna düşen, ışıldayan minik bir yıldız şekli oluştu. Bu, onun yardımseverliğinin bir hatırasıydı.
Ela, ay ışığı merdiveninden aşağıya, bahçesine doğru inmeye başladı. Her adımda, merdivenin basamakları yavaş yavaş eriyor, gökyüzüne doğru buharlaşıyordu, tıpkı sabah sisi gibi. Aşağı indiğinde, merdiven tamamen kaybolmuştu, sadece ay ve parlayan Yıldız Yumağı gökyüzünde duruyordu. Ela, avucundaki minik yıldız ışığını yastığının altına koydu ve uykuya daldı. O gece, rüyasında, gökyüzündeki tüm yıldızların ona gülümsediğini gördü. Artık biliyordu ki, bazen yardıma ihtiyacı olanlar, en beklenmedik yollarla karşımıza çıkabilir ve küçük bir yardım, büyük bir parıltıya dönüşebilir.