
Lina, pencerenin önünde oturmuş, yağmurun camdan aşağı süzülüşünü izliyordu. Her damla, sanki kendi hikayesini anlatırcasına farklı bir yol çiziyordu. Aniden, parlak mavi bir damla pencere camına yapıştı ve Lina'ya doğru göz kırptı! Lina şaşkınlıkla gözlerini ovuşturdu. Damla, minik bir sesle, 'Merhaba, ben Damla. Seninle arkadaş olmak istiyorum!' dedi. Lina, heyecanla pencereyi açtı ve Damla avucunun içine süzüldü. Damla soğuk değil, ılık ve yumuşacıktı, içinde minik gökkuşağı ışıltıları vardı.

Damla, Lina'ya diğer yağmur damlalarını tanıştırmak istedi. Birlikte bahçeye çıktılar. Her su birikintisinde, farklı renklerde ve kişiliklerde damlalar vardı. Kırmızı damla şakacı ve enerjikti, yeşil damla bilge ve sakin, sarı damla ise neşe saçıyordu. Hepsi bir araya gelerek Lina için minik bir su dansı gösterisi yaptı. Damla, 'Biz gökyüzünden geliyoruz. Her birimiz bulutlarda oluşurken farklı maceralar yaşıyoruz,' diye açıkladı. Lina, hayatında ilk kez yağmurun ne kadar sihirli olabileceğini anladı.

Ertesi gün, Damla üzgün görünüyordu. 'Bulutlarımız yavaş yavaş dağılıyor. Yakında toprağa karışmamız gerekecek,' dedi hüzünlü bir sesle. Lina üzülmüştü ama Damla ona bir sır verdi: 'Endişelenme, biz asla tamamen kaybolmayız. Topraktan buharlaşır, tekrar gökyüzüne çıkar ve yeni bulutlar oluştururuz. Bu, su döngüsü dediğimiz büyük dans.' Lina'ya, yağmurun aslında dünyanın kocaman bir temizlik ve yenilenme ritüeli olduğunu anlattı.

Damla, Lina'yı en özel görevine götürmek istedi: Bir gökkuşağı oluşturmak! 'Gökkuşağı, biz damlaların güneş ışığını küçük prizmalar gibi kırmamızla oluşur,' diye açıkladı. Bahçenin en yüksek tepesine çıktılar. Damla ve arkadaşları, güneş bulutların arasından süzülürken özel bir dizilim oluşturdular. Yavaş yavaş, yedi renkli muhteşem bir kemer gökyüzünde belirdi. Lina, hayranlık içinde bu doğal mucizeyi izledi. Damla, 'Bu gökkuşağı, seninle olan arkadaşlığımızın hatırası olsun,' dedi.

Yağmur durduğunda, Damla vedalaşma zamanının geldiğini söyledi. 'Ama beni her yağmurda hatırla,' dedi. Lina, Damla'yı en sevdiği çiçeğin, bir lalenin köklerine bıraktı. Damla toprağa süzülürken, 'Hoşçakal arkadaşım, bir sonraki yağmurda buluşmak üzere!' diye fısıldadı. Lina artık yağmuru eskisi gibi görmüyordu. Penceresine, Damla ve diğer damla arkadaşlarının resimlerini çizdi. Ve her yağmur başladığında, pencereden dışarı bakıp yeni damla arkadaşlarının gelip gelmediğini merakla bekliyordu.