Geceleri Açılan Sihirli Pencereler

Aydede.com Tarafından Yazıldı

Geceleri Açılan Sihirli Pencereler

Leyla, penceresinden dışarı baktığı geceleri çok severdi. Yıldızlar gökyüzünde pırıl pırıl parlarken, Ay Dede de bulutların arasından ona gülümserdi. Bir gece, uykuya dalmak üzereyken odasında tuhaf bir şey fark etti. Duvarda, normal penceresinin yanında minik minik, ışık saçan başka pencereler belirmeye başlamıştı! İlk pencere sadece bir kitap büyüklüğündeydi ve içinden rengarenk kelebekler uçuşuyordu. İkinci pencere biraz daha büyüktü ve içinde şelalelerden şarkı söyleyen su pereleri görünüyordu. Leyla heyecanla yatağından fırladı ve parmağını ilk pencereye dokundurdu. Parmağı pencereyi geçip kelebeklerin arasına girdi! Pencereler sihirlisiymiş!

Leyla, kelebek penceresine biraz daha yaklaştı ve kafasını içeri uzattı. Kendini çiçeklerle dolu bir bahçede buldu! Havada uçuşan kelebekler onun etrafında dans ediyor, kanatlarıyla pastel renkler saçıyordu. 'Merhaba!' diye seslendi minik bir mavi kelebek. 'Sen yeni pencere gezginisin galiba! Geceleri açılan pencereler dünyayı keşfetmek isteyen meraklı çocuklar içindir.' Leyla gülümsedi. İkinci pencereye, su perelerinin olduğu pencereye baktı. Su pereleri ona el sallıyordu. 'Gel, şarkımızı dinle!' diye çağırdılar. Leyla iki pencere arasında kalakaldı - kelebekler mi, yoksa şarkı söyleyen su pereleri mi? Sonunda merakına yenik düşüp su perelerinin penceresine yöneldi.

Su perelerinin penceresinden geçer geçmez, ayaklarının altındaki serin suları hissetti. Kendini gümüş renkli bir şelalenin havuzunda buldu. Su pereleri saçlarını ışıltılı incilerle süslemiş, suyun üzerinde dans ediyorlardı. 'Hoş geldin, küçük gezgin!' diye şarkı söylediler hep bir ağızdan. 'Suların şarkısını dinlemek ister misin?' Leyla başını salladı ve gözlerini kapattı. Su perelerinin şarkısı, yağmurun damlalarından, derelerin şırıltısından ve okyanusun dalgalarından oluşan bir melodiydi. Şarkı bittiğinde, su perelerinden biri Leyla'ya minik bir inci verdi. 'Bunu sakla,' dedi. 'Diğer pencerelerde sana yardımcı olacak.' Leyla teşekkür edip odasına geri döndüğünde, duvarda üçüncü bir pencere daha belirmişti!

Üçüncü pencere diğerlerinden farklıydı - içi tamamen karanlıktı, sadece minik yıldız tozları parlıyordu. Leyla biraz çekindi ama su peresinin verdiği inci elinde ışımaya başladı. İncinin ışığıyla pencereye yaklaştı ve içeri baktı. Karanlık yavaş yavaş dağıldı ve kendini gece gökyüzünde, yumuşacık bir bulutun üzerinde buldu! Etrafında uçuşan yıldız tozları, minik çıngıraklar gibi sesler çıkarıyordu. 'İşte buradasın!' diye bir ses duydu. Ay Dede, yakındaki bir bulutun üzerinde oturuyor, ona gülümsüyordu. 'Geceleri açılan pencereleri beğendin mi?' diye sordu. 'Bu pencereler senin hayal gücünün kapıları, Leyla. Sen uyuduğunda, dünyalar arasında gezinebilirsin.'

Ay Dede, Leyla'ya pencerelerin sırrını anlattı: 'Her çocuğun odasında, geceleri hayal gücüyle açılan pencereler belirir. Kimisi kitap dünyalarına açılır, kimisi hayvanlar krallığına, kimisi de senin gibi doğa harikalarına. Ama bu pencereler sadece iyi kalpli, meraklı ve hayalperest çocuklar için çalışır.' Leyla bunu duyunca çok mutlu oldu. Ay Dede ona bulutundan minik bir parça kopardı ve 'Bunu yastığının altına koy,' dedi. 'Artık her gece bir pencere seni bekleyecek. Ama unutma, güneş doğmadan önce odana dönmelisin.' Leyla teşekkür edip odasına döndüğünde, pencereler yavaş yavaş soluyordu. Sabah olmak üzereydi. Yatağına girip bulut parçasını yastığının altına koydu.

Ertesi gece, Leyla uyandığında odasında dört yeni pencere belirmişti! Biri içinden konuşan hayvanların sesleri geliyordu, diğerinden pastaların kokusu, üçüncüsünden müzik, dördüncüsünden ise dans eden renkler görünüyordu. Leyla artık korkmuyordu çünkü bunların hayal gücünün pencereleri olduğunu biliyordu. İncisini alıp ilk pencereye yöneldi. O gece konuşan hayvanların ormanını keşfetti, sonraki gece şekerlemeler ülkesine gitti, daha sonraki gece ise müzik notalarının dans ettiği salona misafir oldu. Her gece yeni bir macera, her pencere yeni bir dostluk onu bekliyordu. Artık geceleri uyumak için sabırsızlanıyordu çünkü uyku, onun için artık bir macera başlangıcı demekti.

Leyla'nın pencerelerle maceraları bütün bir yaz boyunca devam etti. Bir gece, pencerelerden birinin içinden tanıdık bir ses duydu. Küçük kardeşi Can'ın odasındaydı! Can da kendi sihirli penceresini keşfetmişti. İki kardeş pencereler aracılığıyla birbirlerinin hayal dünyalarını ziyaret edebildiler. Birlikte devler ülkesine gittiler, bulutlardan kale yaptılar, ve deniz altındaki inci bahçelerini gezdiler. Leyla, Ay Dede'ye minnettardı çünkü ona ve kardeşine dünyaların en güzel hediyesini vermişti: sınırsız hayal gücü. Artık biliyordu ki, her çocuğun içinde gece açılan pencereler vardır; sadece gözlerini kapatıp hayal etmeleri, kalplerini merakla doldurmaları yeterliydi. Ve Leyla, her gece yeni bir pencereye gülümseyerek 'Hoşça kal' derken, yarının hangi macerayı getireceğini düşünerek uykuya dalıyordu.

Ebeveyn Notu

Bu masal, çocukların hayal gücünün ne kadar değerli olduğunu ve gecelerin aslında macera dolu olabileceğini anlatıyor. Çocuğunuza hayal kurmanın güzelliğinden bahsedebilir, birlikte kendi 'sihirli pencerelerinizi' hayal edebilirsiniz.

Masalın Mesajı

Her çocuğun içinde keşfedilmeyi bekleyen bir hayal dünyası vardır. Geceler sadece uyumak için değil, hayallerin kapılarını aralamak içindir.

Sohbet Soruları

  • Sence Leyla'nın en çok hangi penceresine gitmek isterdin?
  • Senin odanda olsa, sihirli pencerenden neler görünürdü?
  • Ay Dede sana sihirli bir pencere açsa, orada kimi veya neleri görmek isterdin?