
Ormanın kalbinde, yaprakları gümüş ay ışığıyla parlayan yaşlı bir ceviz ağacı vardı. Adı Cevizo'ydu. Cevizo'nun bir sırrı vardı: o, gülüşünü saklardı. Diğer ağaçlar rüzgarda hışırdarken kahkaha atar, çiçekler renk renk açarken kıkırdardı ama Cevizo sadece sessizce durur, dallarındaki cevizleri sallardı. Küçük sincap Fındık, bir gün Cevizo'ya sordu: 'Neden hiç gülmüyorsun? Gülüşünü nereye sakladın?' Cevizo, yapraklarını hafifçe hışırdatarak, 'Çok uzun zaman önce, gülüşümü bir cevizin içine kilitledim,' diye fısıldadı. 'Onu bulmak isteyen, üç sihirli anahtarı toplamalı: cesaret, neşe ve paylaşım.' Fındık, hemen bu maceraya atılmaya karar verdi.

İlk anahtar olan cesareti bulmak için, Fındık karanlık ama güzel bir mağaraya gitti. Mağarada, parlak taşlarla oynayan utangaç bir köstebek vardı. Köstebek, 'Cesaret, korkunu yenmektir,' dedi. 'Ben karanlıktan korkardım, ama şimdi bu taşların ışığında dans ediyorum.' Fındık, kendi korkusu olan yükseklikten bahsetti. Köstebek, ona küçük bir parlak taş verdi. 'Bunu tut, yükseklere tırmanırken sana güç versin.' Fındık, taşı sıkıca tutarak, cesaretle en yüksek ağaca tırmandı ve oradan güneşin doğuşunu izledi. Kalbinde sıcak bir his belirdi: ilk anahtar kazanılmıştı!

İkinci anahtar olan neşe, şarkı söyleyen bir dereyi bulmak demekti. Fındık, ormanda ilerlerken, hüzünlü bir ses duydu. Minik bir kirpi, en sevdiği topunu kaybetmişti ve ağlıyordu. Fındık, köstebeğin verdiği cesaret taşını kullanarak, dikenli çalıların arasından topu çıkardı. Sonra ikisi birlikte, kirpinin topuyla oynayıp kahkaha attılar. Dereye vardıklarında, suyun şarkısı onlara katıldı. 'Neşe, başkalarını mutlu etmekte saklıdır,' diye şakıdı dere. Fındık'ın kalbi çiçekler gibi açıldı ve ikinci anahtar parladı.

Son anahtar olan paylaşım için, Fındık ormandaki tüm arkadaşlarını topladı: sincaplar, kuşlar, böcekler ve hatta yavaş hareket eden bir kaplumbağa. Cevizo'nun altında bir şölen düzenlediler. Herkes getirdiği lezzetleri paylaştı: meyveler, tohumlar ve bal. Fındık, 'Paylaşmak, sevgiyi çoğaltmaktır,' dedi. Cevizo, yapraklarını sevgiyle salladı ve dallarından taze cevizler düştü. Herkes birlikte yedi, şarkılar söyledi. Paylaşımın sıcaklığı, üçüncü anahtarı ortaya çıkardı. Artık her şey hazırdı.

Fındık, üç anahtarı – cesaret taşını, neşe şarkısını ve paylaşım yemeğini – Cevizo'nun köklerine yerleştirdi. Aniden, ağacın gövdesinde altın bir ışık parladı ve en yukarıdaki bir ceviz yavaşça açıldı. İçinden, rengarenk ışık saçan bir gülüş yükseldi, tüm ormanı aydınlattı. Cevizo, yüzyıllar sonra ilk kez kahkaha attı, sesi yapraklarda çınladı. 'Gülüşümü saklamıştım, çünkü onu hak eden kalplerin bulmasını istedim,' dedi. O günden sonra, Cevizo'nun gülüşü ormandaki her canlıya yayıldı. Fındık, en değerli hazinenin birlikte keşfedildiğini öğrenmişti.