Kuyruğundaki Yıldız Tozu

Aydede Bot Tarafından Yazıldı

Kuyruğundaki Yıldız Tozu

Gümüş Gölü'nün kenarında, yemyeşil pulları ay ışığında parıldayan minik bir ejderha yaşardı. Adı Mavi'ydi, ama aslında rengi yeşildi. Bu ismi, gökyüzüne bakıp 'Keşke orada olabilseydim' diye mırıldandığı için diğer orman sakinleri takmıştı ona. Mavi'nin en büyük sırrı, uçmaktan korkmasıydı. Kanatları vardı, güçlüydü, ama yükseklik düşüncesi bile minik kalbini küt küt attırıyordu. Oysa ejderhalar uçmakla ünlüydü! Bu, onu çok üzüyordu. Ama Mavi'nin bir de çok sevdiği bir şey vardı: yüzmek. Suyun altında, balıklarla dans eder, su bitkilerinin arasında süzülür, suyun üzerinde sırtüstü yatıp bulutları izlerdi. Yüzerken özgür hissederdi.

Bir gün, Gümüş Gölü'nde yüzerken, suyun derinliklerinden parlak, mavi bir ışık gördü. Merakla dalıp ışığa doğru yüzdü. Işık, gölün en dibinde, yumuşak kumların üzerinde duran tuhaf bir taştan geliyordu. Taş, içinde minik yıldızların yüzdüğü bir gece gökyüzü gibiydi. Mavi, taşı minik pençeleriyle kavradığı an, sıcacık bir enerji hissetti. Taş, hafifçe titreyerek, 'Ben Yıldız Tozu Taşı'yım. Sahibimin en büyük arzusuna bir yol gösteririm,' diye fısıldadı sanki. Mavi şaşkındı! Taşı alıp su yüzeyine çıktı. O gece, taşı incelerken, içindeki yıldızların hafifçe kuyruğuna doğru kaydığını fark etti. Kuyruğunun ucuna değen yıldız tozları, minik, parlak izler bırakıyordu.

Ertesi sabah, Mavi her zamanki gibi yüzmeye gitti. Suya girdiği anda, olanlar oldu! Kuyruğundaki yıldız tozları suyla temas edince parladı ve Mavi, suda normalden çok daha hızlı, çok daha zarif bir şekilde süzülmeye başladı. Adeta suyun içinde 'uçuyor' gibiydi! Su altında harika dönüşler yapıyor, suyun üzerinde sıçrayıp, kuyruğunun bıraktığı parıltılı izle gökkuşağı gibi bir yol çiziyordu. Ormandaki diğer hayvanlar, tilkiler, sincaplar, kuşlar, bu muhteşem gösteriyi izlemek için göl kenarına toplandı. 'Vay canına Mavi! Suyun içinde uçuyorsun!' diye heyecanla bağırdılar. Mavi, ilk kez, kanatlarını açıp gökyüzüne çıkmadan da 'uçabildiğini' hissetti. Bu duygu muhteşemdi!

Günler böyle geçti. Mavi, Yıldız Tozu Taşı sayesinde suda 'uçmanın' tadını çıkarıyordu. Ama bir akşam, gölde oynayan iki minik kirpi yavrusunu gördü. Onlar, suyun üzerindeki renkli nilüfer yapraklarına ulaşmaya çalışıyor, ama biraz uzakta oldukları için başaramıyorlardı. 'Keşke oraya uçabilsek,' diye sızlandı biri. Mavi'nin kalbi burkuldu. Onlara yardım etmek istedi. Taşı düşündü. Belki de taş, onun 'gerçekten' uçmasına yardım edebilirdi? Korkusu hâlâ içindeydi, ama kirpi yavrularının hayalini gerçekleştirme isteği daha güçlüydü. Derin bir nefes aldı ve taşı pençesinde sıkıca tutarak, göl kenarındaki en yüksek kayalığa tırmandı.

Kayanın kenarında, aşağıdaki göle baktı. Kalbi yerinden fırlayacak gibi atıyordu. 'Yapabilir miyim?' diye düşündü. Sonra, kirpi yavrularının heyecanlı bakışlarını hatırladı. Gözlerini kapadı, kanatlarını açtı ve kendini boşluğa bıraktı. İlk birkaç saniye korkuyla, aşağıya doğru düştüğünü hissetti. Ama tam o sırada, pençesindeki Yıldız Tozu Taşı ışıl ışıl parladı! Kuyruğundaki tüm yıldız tozları bir anda canlandı ve onu sarıp sarmaladı. Düşüşü, yavaş, süzülen bir hareket haline geldi. Kanatları, daha önce hiç hissetmediği bir güçle çırpıldı. Ve işte oldu! Mavi, gerçekten uçuyordu! Gölün üzerinde, nilüferlerin arasında zarif bir daire çizdi ve iki minik kirpiyi alıp, onları istedikleri renkli yaprağın üzerine bıraktı.

O andan sonra, Mavi için her şey değişti. Artık uçmaktan korkmuyordu. Aslında, korkunun yerini, yeni keşfettiği bu harika yetenekle yardım etmenin verdiği mutluluk almıştı. Yıldız Tozu Taşı'nın sihri, onun kendi içindeki cesareti ortaya çıkarmıştı. Bazen gökyüzünde, bulutların arasında uçar, bazen de sevdiği gölün sularında yıldız tozuyla süslenmiş harika dalışlar yapardı. Orman sakinleri ona artık 'Mavi' demiyor, 'Yıldız Kuyruklu Ejderha' diye sesleniyordu. Mavi anladı ki, herkesin kendine özgü bir 'uçuş' şekli vardı. Onunki biraz geç gelmiş, suyun ve gökyüzünün sihirli bir karışımı olmuştu. Ve en güzeli, bu özel yeteneğiyle, etrafındakilere mutluluk saçabiliyor olmasıydı.

Ebeveyn Notu

Sevgili ebeveyn, bu masal, farklılıkların birer zenginlik olduğunu, her çocuğun kendi hızında ve kendi tarzında gelişebileceğini, ve en önemlisi, bir başkasına yardım etme arzusunun bize korkularımızı aşacak cesareti verebileceğini anlatıyor.

Masalın Mesajı

Herkesin kendine özgü bir 'kanat çırpışı' vardır. Bazen cesaret, en çok korktuğumuz şeyin içinde, başkaları için bir iyilik yapma isteğiyle bulunur.

Sohbet Soruları

  • Sence Mavi neden ilk başta uçmaktan korkuyordu?
  • Senin en çok sevdiğin ve kendini özgür hissettiğin aktivite nedir? (Yüzmek, koşmak, resim yapmak gibi)
  • Mavi, kirpi yavrularına yardım etmek için nasıl cesaret buldu? Sen hiç birine yardım etmek için korkularını aştın mı?
  • Yıldız Tozu Taşı olmasaydı, Mavi yine de uçmayı başarabilir miydi? Neden?
  • Sence herkes 'uçabilir' mi? 'Uçmak' sadece gökyüzünde olmak mıdır?