Mor Fırça Darbeleri ve Sakar Ressamın Sırrı

Aydede.com Tarafından Yazıldı

Mor Fırça Darbeleri ve Sakar Ressamın Sırrı

Uzun zaman önce, gökyüzünün en yüksek bulutlarının üzerinde, adı Fırfır olan bir ressam yaşardı. Fırfır, her akşam gökyüzünü boyamakla görevliydi. Gün batımının kızıllığını, şafak pembesini ve gece lacivertini onun fırçası yaratırdı. Ama Fırfır biraz sakardı. Sürekli bir şeyleri düşürür, boya kovalarını devirirdi. Bir akşamüstü, yepyeni bir renk denemeye karar verdi: Mor! Morun, hem gecenin derinliğini hem de gün batımının sıcaklığını taşıyacağını düşündü. Büyük bir mor boya kovasını heyecanla karıştırırken, ayağı kaydı ve... Oh hayır! Koca kova, bulutun kenarından aşağı, gökyüzünün ortasına doğru devrildi. Kalın, parlak mor boya, mavi gökyüzüne bir şelale gibi aktı ve her yeri mora boyamaya başladı.

Aşağıda, Dünya'da, Ali adında meraklı bir çocuk pencereden dışarı bakıyordu. 'Anne!' diye haykırdı. 'Gökyüzü mor oldu!' Gerçekten de, gökyüzü lavanta, leylak ve erik rengi tonlarında ışıldıyordu. İnsanlar şaşkınlıkla yukarı bakıyor, cep telefonlarıyla fotoğraf çekiyorlardı. Bulutların üzerinde ise Fırfır panik içindeydi. 'Eyvah! Bu moru nasıl temizleyeceğim?' diye düşünürken, küçük bir yıldız, pırıl pırıl parlayarak yanına geldi. 'Merak etme Fırfır,' dedi yıldız. 'Bu aslında çok güzel görünüyor. Ama belki biraz fazla mor oldu. Neden diğer renklerle oynamıyorsun? Belki mor, diğer renklerle arkadaş olmak ister.'

Fırfır, yıldızın fikrini çok beğendi. Hemen sarı, pembe ve turuncu boyalarını aldı. Sakarlığına rağmen, bu sefer dikkatle çalıştı. Mor gökyüzünün kenarlarına, güneşin battığı yere, altın sarısı ışıltılar serpiştirdi. Ufuk çizgisine pembemsi bir şerit çekti. Bulutların altına da turuncu bir parıltı ekledi. Mor, bu sıcak renklerle buluşunca, gökyüzü adeta canlandı. Mor, artık tek başına değildi; sarıyla dans ediyor, pembeye gülümsüyor, turuncuyla şakalaşıyordu. Fırfır, bu güzel manzarayı görünce çok mutlu oldu. Belki de bazen kazalar, en güzel sanat eserlerini doğurabilirdi!

O gece, gökyüzü Dünya'ya görülmemiş bir ışık şovu sundu. Mor, turuncu, pembe ve sarının dansı, herkesi büyüledi. Ali, ailesiyle balkonda oturup bu muhteşem manzarayı izledi. 'Bu gökyüzünü kim boyuyor acaba?' diye sordu annesine. Annesi gülümsedi: 'Belki de biraz sakar, ama kalbi altından bir ressamdır. Bazen en güzel şeyler, küçük kazalarla başlar.' Yükseklerde, Fırfır işini bitirmiş, yorgun ama mutlu bir şekilde fırçalarını yıkıyordu. Yanındaki yıldız, 'Bak,' dedi. 'Herkes çok sevdi. Sakarlığın bu gece herkese neşe getirdi.' Fırfır, bir daha boya kovasını devirmemeye dikkat edeceğine söz verdi, ama içinden, bazen kontrollü kazaların da iyi olabileceğini düşündü.

Ertesi sabah, gökyüzü her zamanki gibi maviydi. Ama o geceki mucizevi manzara, herkesin, özellikle de Ali'nin kalbinde kaldı. Ali, okulda resim dersinde, gökyüzünü mor, sarı ve pembeyle boyadı. Öğretmeni ve arkadaşları çok beğendi. O günden sonra, her yıl aynı tarihte, gökyüzünde hafif bir mor ışıltı görülür oldu. İnsanlar buna 'Fırfır'ın Mor Hatırası' adını verdiler. Bulutların üzerindeki sakar ressam, artık daha dikkatli çalışıyor, ama yine de ara sıra, özellikle çocukların biraz sihire ihtiyacı olduğunu hissettiği gecelerde, fırçasından birazcık mor sızdırıveriyordu. Çünkü biliyordu ki, mükemmel olmamak bazen mükemmel bir şeyler yaratabilirdi.

Ebeveyn Notu

Sevgili ebeveynler, bu masal, hataların ve 'kusurların' aslında güzellik ve yaratıcılık doğurabileceğini, herkesin kendine özgü bir tarzı olduğunu ve bazen planlanmamış şeylerin en güzel sürprizleri getirebileceğini anlatır.

Masalın Mesajı

Küçük kazalar bazen büyük güzellikler yaratabilir. Önemli olan, hatalarımızdan ders çıkarıp, yaratıcı çözümler bulmaktır. Herkesin kendine has bir tarzı ve rengi vardır.

Sohbet Soruları

  • Sence Fırfır neden mor rengi seçmiş olabilir?
  • Eğer sen gökyüzünü boyasaydın, hangi renkleri kullanırdın ve neden?
  • Ali, gördüğü mor gökyüzü karşısında neler hissetmiş olabilir?